Mısır Masalları. W.M. Flinders Petrie

Читать онлайн.
Название Mısır Masalları
Автор произведения W.M. Flinders Petrie
Жанр
Серия
Издательство
Год выпуска 0
isbn 9786258361162



Скачать книгу

 M. Flinders Petrie

      Mısır Masalları

      Önsöz

      Yayımlayacağımız kitapları seçerken göz önüne aldığımız pek çok ölçüt var: Söz konusu kitabın yayın ilkelerimize ve çizgimize uygunluğu, daha önce dilimize çevrilmemiş olması, yayın dünyasında bir boşluğu dolduracak olması ve elbette ki bizi heyecanlandırması.

      2018 yılı için yayın programımızı şekillendirirken bir Japon masalları seçkisiyle karşılaştığımızda ölçütlerimizin hepsine ziyadesiyle uyduğunu fark ettik ve hemen bir masal dizisi çalışmalarına başladık.

      Dizi için öncelikle Japonya, Hindistan ve Rusya’yı seçmiştik. Sonrasında diziye nasıl yön vereceğimiz ve hangi kültürlerle devam edeceğimizi uzun uzun tartıştık ve kendi ülkemizle devam etmeye karar verdik. Türk Masalları’nın ardından Kızılderili, Amerikan, Çin, Norveç, Kore, Çingene, Eskimo, Kelt, Afrika, Slav, İskoç ve İran Masalları’nı okurlarımızla buluşturduk. Sırada Mısır Masalları var.

      Yayımlayacağımız versiyonu bulmaya çalışırken pek çok masal seçkisini inceledik ve en sonunda içimize en çok sinen, okurken en çok keyif aldığımız ve okuyuculara ulaştırmayı en çok istediklerimizi belirledik. Bolca araştırma içeren çeviri ve düzelti sürecinin ardından bu kez “Bu masalları en iyi yansıtan kapak nasıl olmalı?” sorusunun peşine düştük. Bu kültürlerin en önemli figürlerinin kapakta bulunmasını istedik. Uzun bir hazırlık süreci ve pek çok denemenin ardından hayalimizdeki kapaklara ulaştık.

      Masal, sözlü anonim halk edebiyatıdır. Anlatı yoluyla nesilden nesle ulaşmış, nihayetinde de bir yazar tarafından yazıya dökülerek kalıcı hale gelmiştir. Her ne kadar masal kahramanları ve yaratıkları doğaüstü, masallardaki olaylar ise gerçekdışı olsa da, masalların o toplumun bir yansıması olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Öyle ki her ülkenin masalları tıpkı kültürleri gibi diğerlerinden tamamen farklıdır. Bizim seçkimizdeki ülkelerde olduğu gibi. Kimisinin ana teması dostlukken diğerininki korku ve ölüm olabiliyor. Fakat bir zamanlar hiçbir teknolojik ürünün olmadığını düşünürsek, masalların toplumların sosyal hayatlarında ne kadar önemli bir boşluğu doldurduğunu tahmin etmek zor değil.

      Birinci Kısım

      Sunuş

      Günümüzde edebiyat çok ilgi çekiyor ve kütüphanelerimizde en büyük yeri romanlar tutuyor. Buna karşın dünyanın en eski edebiyatının modern okura sunulmuş olmaması çok tuhaftır. Antik Mısır masalları toplu olarak yalnızca Maspero’nun Contes Populaires adlı Fransızca eserinde yayımlandı. Bunların bir kısmı belli zamanlarda Records of the Past adlı çalışmada İngilizceye de tercüme edildi. Fakat araştırmalara hâlâ devam ediyoruz ve bu antik dile dair daha fazla bilgi edindikçe, yirmi yıl önce mükemmel olduğunu düşündüğümüz tercümeleri bugün büyük ölçüde iyileştirebiliyoruz.

      Bu çalışmanın yapılması için bir başka neden daha var. Masalların yayımlandığı önceki çalışmaların hiçbirinde resimlere yer verilmedi. Oysa bizim fikir dünyamıza yabancı bir çağ ve ülkeye dair şeyler okurken daha da çok ihtiyaç duyacağımız hayal gücümüz için resimler elzemdir. İster gerçek olaylara dayansın isterse kurgu olsun, bir anlatımı takip ederken pek çok insan okudukları şeyleri farkında olmadan zihninde canlandırır. Bu masalların ait olduğu dönemlerin her birine dair doğru bir resim sunmak, bu çalışmadaki çizimlerin başlıca hedefi olmuştur. Barındırdığı işaretlerle veya ait olduğu tarihle uyumlu olarak her hikâyeye belli bir dönem atfedildi. Mevcut bilgimiz dahilinde burada resmedilmiş sahnelerdeki yaşam detaylarının tamamı, söz konusu masalın dönemiyle uyumlu şekilde hazırlanmıştır. Bütünüyle skolastik bir düşünceye sahip bazı kimseler, önemli belgelerin tercümelerini hayal mahsulü çizimlerle karıştırmayı küstahlık olarak kabul edebilirler. Fakat antik Mısır hayatındaki değişimleri son yıllarda daha kesin bir şekilde öğrenebildiğimizi ve bu masalların birçoğunun esasen tarihinin bilinmediğini göz önüne alırsak, okurların hayal gücü için bu tür bir malzeme sağlamak için yeterince sebep var gibi gözükmektedir. Bu resimler, masallara daha fazla canlılık ve gerçeklik katabilir. Ayrıca bu masalların işaret ettiği çeşitli dönemler arasındaki farkları vurgulayabilir. Masalların çeşitli temellerinde ve işlenişinde roman türünün gelişiminin hissedildiği fark edilecektir. İlk masal, en basit türden olağanüstü olayların bir toplamından ibarettir. Sonra şehir ile kırsal ve Mısır ile yabancı ülkeler arasındaki tezatları görürüz. Ardından kişisel macera ve başarılı olmak için yapılan planlar ana konu halini alır. Yalnızca geç döneme ait hikâyelerde karakter, anlatının temeli olarak karşımıza çıkar. Aynı şey başka edebiyatlarda da görülebilir. İlk başta olağanüstü olaylar ile yabancı diyarların masalları vardı, sonraları ise maceranın ve nihayet karakterin merkezde olduğu hikâyeler gelmişti.

      Mısır masallarını tercüme ederken halihazırda başka dillerde yayımlanmış çeşitli çevirilerden serbest bir şekilde faydalandım. Fakat her halükârda bazı bölümleri düzelttim ya da yeniden çevirdim. Bu bakımdan, Anpu ve Bata örneğinde olduğu gibi bazı durumlarda orijinal papirüsü neredeyse tamamen yeniden tercüme eden Sayın F. Ll. Griffith’e minnettarım. Masallardaki ifade tarzını ise kendim belirledim. Herhangi bir çeviride özgün deyimlerin ne ölçüde kullanılacağı her zaman tartışılan bir konudur ve bu tamamen gerçekleştirilmek istenen amaca bağlıdır. Bu çalışmada metinleri okurlar için anlaşılır kılma amacı, bazı deyimleri değiştirmeyi veya yorumlamayı gerektirdi. Ancak özgün tarz ve üslup olabildiğince korunmuş olup kolayca anlaşılabilen kısımlar ise olduğu gibi bırakılmıştır. Kullandığı sade dil bakımından eski Mısır insanı, günümüzün karmaşık insanından ziyade modern Ortadoğu insanına ya da bizim atalarımıza benzemektedir. Bu çalışmada hata yapmaktan kaçınmak için çok az sayıda kelime değişikliği yapıldı. Anlatımı bozacak yanlış bir izlenim bırakmaktansa, son masalın devamını vermek yerine yalnızca anahatlarını paylaşmakla yetindim. Benimsenen söyleyiş biçimi, eski dönemler ele alınırken yapmacıklığa yol açmadan kullanılabilecek en eski söyleyiş biçimidir. Sonraki masallarda söyleyiş biçimi kasten değiştirildi. Ptolemaik döneme ait son masalda ise anlatımın sonraki bölümündeki üslupla daha uyumlu, modern bir tarz izlendi. Sayın Tristram Ellis’in Mısır’ı tanıması, bu çalışmada kullanılan çizimlerin gerçekçiliğine büyük katkıda bulundu. Her çizim için söz konusu döneme ait anıtları ve kalıntıları aradım. Giysilerin, mimarinin ve kullanılan aletlerin detayları her hikâyenin dönemiyle tamamen uyumludur. Setnau masalında iki farklı üslup sunulmuştur. Ahura muhtemelen III. Amenhotep’in zamanına aitti, Setnau ise II. Ramessu’nun oğullarından biriydi. İki farklı hanedan arasındaki moda değişimi ise biri ölü bir kişinin ka’sı ya da ikizi ve diğeri ise yaşayan bir adam olan iki kişiyi ayırt edici bir özellik olarak takip edildi. Bütün Mısırlıların birbirlerine benzedikleri şeklindeki mevcut düşünceyle yola çıkan okurlar için bir dönemden diğerine geçerken görülen bu sürekli değişim, neredeyse hayal ürünü olarak görülebilir. Fakat bu değişim öyle kesin bir otoriteye dayanıyor ki elinizdeki çalışmanın uygulamalı arkeolojide bir ders olabileceğini umuyoruz. Masalların sonunda açıklama notlarına yer vermemiz yanlış bulunabilir. Masalları okurken sürekli bazı gereksiz ve temel açıklamalara maruz kalmak hem yazar hem de okur için zordur. Fakat neyin gereksiz olarak görüldüğü tamamen okura bağlı olacaktır. Bu nedenle, masalların özgün halini belirsiz bulan okurlar, her masalın sonunda verilen açıklamalardan faydalanabilecektir.

      Büyücülerin Masalları

      Bir zamanlar ülkeye Firavun Khufu hükmetmekteydi. Günlerden bir gün, huzurunda durmakta olan baş vezirine şöyle dedi: “Gidip oğullarımı ve danışmanlarımı çağır. Onlara bir şey sormak istiyorum.”

      Firavun’un oğulları ile danışmanları gelip huzuruna çıktılar. Firavun onlara şunu soracaktı:

      “Bana büyücülerin işlerine dair hikâyeler anlatabilecek birini tanıyor musunuz?”

      Bunun üzerine Firavun’un oğlu Khafra öne çıkarak cevap verdi: “Ben majestelerine aziz atanız Nebka’nın zamanından bir masal anlatacağım. Anktaui Ptah’ının tapınağına girdiğinde yaşananlara dair bir masal…”

Khafra’nın Anlattığı Masal

      “Majesteleri, Ptah’ın tapınağına doğru yürüyordu. Sonra maiyetiyle birlikte baş hatip Uba-aner’in evine